6 Şubat depremlerinden ciddi anlamda etkilenen Dulkadiroğlu ilçesinde yaşam zor, insanlar zor…
Gerçekten kolay değil, o bölgede yaşamayan, zorluklarını görmeyenler ne kadar zor olabilir diye düşünebilir. Düşünün bir ilçe yeniden doğuyor ve 20 yılın zorlukları iki üç yıla sığdırılmaya çalışılıyor. Vatandaşlarımıza bir kez daha sabırlar diliyorum. Ayrıca Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel’e de almış olduğu bu riskten dolayı kutluyorum.
Tabi burada en büyük yüklerden biride Ak Parti İlçe Başkanı Ali Çam’a düşüyor. Kaybedilen bir ilçe ’de umutları yeniden filizlendirmek sizin de bileceğiniz üzere kolay değil. Gerek devlet yatırımları gerek ise büyükşehir yatırımlarını tabana yaymak, halkın isteklerini ve haklı haksız tepkiler karşısında sakin kalıp çözüm üretebilmek ne kadar önemlidir, biliyorsunuz.
Ulaşılabilirlik ve pozitif iletişimin hayati önem taşıdığı ortamda, parti yönetiminden herhangi birinin söyleyeceği küçük bir yorumu bile takip edebilmek kolay olmasa gerek.
Haliyle bunun gerginliğini bir kenara bırakabilmekte ayrı bir tecrübe gerektiriyor. Burada siyaset yapmayı diğer ilçelerle karıştırmamak gerekiyor. Dulkadiroğlu büyük Metropol bir ilçe ama geleneklerine bağlı. O yüzden buna göre samimiyet oluşturmalısınız. Bunu oluşturmadan insanların sizi kabul etmesini bekleyemezsiniz.
Ali başkanı burada tebrik etmek gerekiyor. Vatandaşın kendisine gelmesini beklemeden o vatandaşın ayağına gidiyor. Vatandaşın düğününü, cenazesini unutmuyor. Tabi buda ayrı bir yük, kendi işlerinin yanında vatandaşa gidip onların sorunlarını dinlemeyi kayda değer buluyorum.
Ali başkan ailesine bağlı biri, çocuklarına ve eşine vakit ayırabiliyor mudur, bilemiyorum.
Burada bir önemli görevde eşine düşüyor, evde ’de onun başkanlık yapması gerekiyor. Yani çocuklara ayrı, ev işlerine ayrı, kendi işlerine ayrı, komşulara ayrı vakit ayırması gerekiyor. Başkanın eşi olmakta zor. Burun kıvırtmadan bunları yapabilmekte ayrı bir güzelliktir diye düşünüyorum.
Sonuçta bizler birer insanız beşeriz şaşarız. Bu şehirde yaşıyoruz, bütün insanlar gibi aynı yollardan geçip aynı çileleri görüyoruz. Kimimiz az yıpranıyor, kimimiz ise yerle bir oluyor. Herkes sorunlardan en az şekilde etkilenmek istiyor ama maalesef olmuyor.
Sabırların ve imkanların tükendiği yerde istek ve ihtiyaçların artması bizi cinnetin eşiğine getirse de bir şekilde yaşamanın yoluna bakıyoruz.
İşte bu noktada siyaset yapabiliyor olmanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha görmüş oluyoruz. Ali başkan ve ekibine kolaylıklar diliyorum, gerçekten işleri hiç kolay değil…
